Yangın ve Güvenlik Dergisi 248. Sayı (Temmuz-Ağustos 2024)

38 YANGIN ve GÜVENLİK • Temmuz-Ağustos / 2024 prestij kaybı yaşanmaması, diğer firmaların da gerekli önlemleri almadan daha tehlikeli şekilde çalışmaya devam etmesine neden olmaktadır. Firma isimlerinin kamuoyu ile paylaşılması kamuoyunun bilgi alma hakkı açısından gereklidir etlenmelidir. 6. Büyük veya küçük ölçekli tüm endüstriyel kazaların takibi merkezi bir şekilde yapılarak, kazaların kök sebeplerini ortaya koyan raporlar, yangın ve patlamalar, uzman bilirkişiler tarafından hazırlanmalı, bu raporlar şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Bu sürece Kimya Mühendisleri Odası dahil edilmelidir. Raporlar sonucunda sorumluluğu ortaya çıkan kişi ve kurumların etkin bir şekilde yargılanarak cezalandırılması sağlanmalı, maddi cezalar caydırıcı nitelikte olmalıdır. 7. Özellikle büyük kentlerde birçok fabrika ve atölye, yerleşim yerleri içinde kalmıştır. Birçok sınai işletmenin plansızca kent içinde kalması, böyle kazaların daha fazla insanı etkilenmesi ve daha fazla can kaybına yol açması anlamına gelmektedir. 8. Tehlikeli kimyasalların bulunduğu iş yerlerine yönelik bir risk haritası hazırlanmalıdır. Bu çalışmalar yerel yönetimlerin, bakanlıkların, başta Kimya Mühendisleri Odası olmak üzere ilgili örgütlerin ve bu risklere yakın yerlerde yaşayan halkın etkin katılımıyla gerçekleştirilmelidir. Bu çalışma kamuoyu ile paylaşılmalıdır. 9. Elektrik yangınları, ortaya çıkan yangınların önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Elektrik tesisatlarının doğru montaj, periyodik bakım ve kontrollerinin düzenli olarak yapılması, elektrikli çalışmalarda iş güvenliği kurallarının uygun hareket edilmesi gibi hususlara önem verilmelidir. Elektrik kaynaklarının haricinde statik elektrik kaynaklarının da patlamadan korunma dökümanına uygun olarak kontrol altına alınması özellikle patlamaların önlenmesi için kritik önemdedir. 10. Tehlikeli kimyasal kullanan iş yerlerinin ruhsatlandırma sürecine yerel yönetimler, itfaiye ve devlet kurumlarıyla beraber Kimya Mühendisleri Odası da dahil edilmeli, kullanılacak kimyasalların envanterinin tutulması, güvenli kullanım koşullarının sorgulanması gibi konulara denetimlerde daha fazla önem verilmelidir. 11. ABD’de faaliyette olan “Chemical Safety and Hazard Investigation Board (CSB)” ve bazı ülkelerde de benzeri örnekleri bulunan özerk bir “Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu” ülkemizde de kurulmalıdır. Bu kurum, ülkemizde gerçekleşen kimyasallardan kaynaklı büyük kazaları araştırarak kazaların kök nedenlerini ve alınmış olması gereken önlemleri tespit etmelidir. Kurum, yaptığı tüm araştırma ve tespitleri kamuyla paylaşmalı, böylece kimya endüstrisinin daha güvenli olmasına katkı sağlamalıdır. 12. Kimyasal madde kazalarında müdahale yöntemini belirleyen karar üretme süreçlerinin bilgi temelli hale dönüştürülmesi ve coğrafi bilgi sistemlerinin bu açıdan geliştirilmesi gerekmektedir. 13. Tehlikeli bir kimyasalın üretiminden son ürününe kadar oluşum aşamalarında meydana gelecek her türlü emisyon, imisyon ve ortaya çıkacak atık miktarlarının tespitinin yanı sıra olası kazalarda can ve mal güvenliğini önlemeye önemli katkı sağlayacak olması nedeniyle il ve bölge bazında “Tehlikeli Kimyasal Maddeler Envanteri” çıkarılması gerekmektedir. Kent içindeki kimyasalların envanteri tek bir elde toplanmalı ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır. 14. Kamu denetiminden sorumlu birimler ve yerel yönetimlerin ilgili müdürlükleri kimya mühendisi istihdam etmeli ve mevcut kimya mühendisi sayısını artırmalılardır. 15. Kimyasalların yönetimine dair gerekli önlemlerin alınması ve gerekli denetimlerin yapılması, ertelenemeyecek bir duruma gelmiştir. Önemli bir bölümü deprem bölgesinde bulunan ülkemizde, yaşanacak büyük bir depremde tehlikeli kimyasallar, doğalgaz ve LPG tesislerinde yaşanabilecek bir kaza, depremin zararını arttıracak hatta çok daha büyük zarar verebilme potansiyeli taşıyacaktır. Bu sebeple depreme hazırlık master planlarının sürekli güncel tutulması ve bölgesel bir eylem planı hazırlanması önem taşımaktadır. Şimdiye dek yapılan çalışmaların derlenmesi, kamuoyuyla paylaşılması ve eksiklerinin tamamlanması için vakit kaybına tahammül kalmamıştır. Bu konuda gerek Kimya Mühendisleri Odası’nın gerekse de yurt içi-yurt dışı pek çok kurumun yeterli birikimi ve çalışması vardır. Kimya Mühendisleri Odası bu konuda görev almaya taliptir ve bu rapor aracılığıyla bir kez daha vurgulamaktadır. 16. Sigorta sektörünün bu rapordaki veriler ışığında projeksiyon yapması pek çok riski azaltıcı bir etki oluşturacaktır. Kimya Mühendisleri Odası olarak sigorta sektörü ile ortak çalışmalar geliştirilmesinin önemli olduğunu düşünmekteyiz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bu rapor serimize sigorta firmalarının ve sektörel kurumların daha fazla veri sağlamalarını umuyoruz. 17. Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik gereği büyük endüstriyel kazaların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilmesi gerekmektedir. Bakanlığın bu yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren kaç kaza bildirimi yapıldığını ve bu kazaların içeriklerini kamuoyu ile paylaşmasının endüstriyel yangın ve patlamaların önlenmesi konusunda faydalı olacağını belirtiriz. n RAPOR

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=